Referandum Anketi OYLA!

Referandum Anketi OYLA!

10 Temmuz 2010 yayınlandı. Yorum Yok »

Libananco davasında en kritik 180 gün

Cem Uzan’ın zam yapıp tazminat talebini 100 milyar dolar gibi uçuk bir rakama çıkardığı Libananco davasında son sözler 1 Temmuz itibarıyla söylendi ve gergin bekleyiş başladı. Artık karar 3 kişiden oluşan tahkim heyetinin iki dudağının arasında.

Libananco adlı Kıbrıs Rum merkezli şirketin Çukurova ve Kepez Elektrik’e ortaklığının tazminat talebi doğuracak bir zarara yol açıp açmadığı büyük bir ihtimalle önümüzdeki 2 ay içinde karara bağlanacak. Sonrasında ise yine tahkim heyeti tazminat talebini belirleyecek. Bazı basın organlarında hâlâ, Paris’te Hakan Uzan’ın ortaya çıkmasına da neden olan sürecin davanın esastan görüşülüp görüşülmeyeceği ile alakalı olduğu yazılıp çiziliyor. Ya doğru bilgi alamıyorlar ya da bu davanın bitmemesi ve sonsuza kadar uzaması için hükümet kanadı ile birlikte dua ediyorlar.

Türkiye’yi savunan avukatların zaten şu ana kadar temel savunma kurgusu dava sürecini uzatabildikleri kadar uzatma üzerine kuruldu. Ancak deniz bitti.

Hakan Uzan’ı Paris’e getirten, serbestçe dolaşmasına imkan yaratabilen tahkim heyeti en geç 6 ay içinde bu dava dosyasını kapatmış olacak. Edindiğim izlenime göre kararın çıkması 180 günü de bulmayacak ve sonbaharın ilk haftalarında bu iş bitecek. Gelin son duruma bir göz atalım. Enerji Bakanlığı’nın Forensic uzmanlarına yaptırdığı raporlar fos çıktı. Türk tarafı, Libananco’nun ardında olduğunu iddia ettiği Uzanlar’la ilgili 250 iddianın tamamını geri çekti. Bu büyük bir mağlubiyet gibi algılanıyor ve ister istemez Enerji Bakanlığı’nı tedirgin ediyor. Türk tarafının avukatlarından Jan Paulson son olarak mahkeme heyetine, ‘Türkiye tarafının sunduğu Forensic raporlarının kayda alınmamasını talep ediyoruz’ dedi.

Bu arada Türk tarafının sunduğu bilirkişi raporlarının Türkiye’yi savunan Coşar Hukuk Bürosu’nun avukatları tarafından kaleme alındığı anlaşıldı. Ismarlama raporlar bakalım Tahkim Heyeti’nin bakış açısını ne derece etkileyecek? Daha önce yazmıştım Türk tarafı çok büyük bir yanlış yaparak Libananco’yu savunan ABD’li avukatlık bürosunun tüm elemanlarının telefonlarını ve e-mail yazışmalarını takibe aldırmıştı. Bilirkişi raporları ikinci bir skandal nedeni sayılabilir.

Libananco avukatları uluslararası arenada çok büyük bir fiyaskoya yol açabilecek bu durumu 1 Temmuz’da verdikleri son savunmada müthiş bir şekilde kullandı. Avukatlarının dinlenmesi ve izlettirilmesi ile ilgili Türkiye tarafında ilgili kurumlar arasında yapılan yazışmaların tümü bir dosya halinde belgeleri ile Tahkim Heyeti’ne sunuldu. Daha önce dediğim gibi Türkiye’de böyle hukuk skandalları sıradan hale geldi ancak uluslararası arenada hukuğun ayaklar altına alınmasına imkan verilmiyor.

Ve gelelim 100 milyar dolarlık tazminat talebine… Libananco, 100 milyar dolarlık tazminat rakamının tespiti için Türk tarafından yüzlerce evrak ve bilgi istedi. Türkiye’de elektrik borçlarına uygulanan aylık temerrüt faizinden, Çukurova ve Kepez Elektrik’in 2003’ten bu yana yarattığı ekonomik değere kadar pek çok sorunun cevabı isteniyor. Bu talep Tahkim Heyeti tarafından Türk tarafına iletildi ve haliyle yine bir şok yarattı.

Benim edindiğim izlenim Türkiye’yi Tahkim Heyeti nezdinde en çok zora sokan durum, Libananco’yu savunan avukatların tüm yazışmalarının Coşar Hukuk Bürosu’nun talebi ile Türkiye tarafından takibe alınması gibi görünüyor. Türkiye bu hukuk skandalının faturasını ödemek zorunda bırakılabilir. Türk tarafının savunmasının omurgasını oluşturan ‘Libananco ÇEAŞ ve Kepez’e el konulduğunda ortak değildi. Bu şirket hile yoluyla hisseleri sonradan üzerine geçirilmiş, Uzanlar’a ait bir şirkettir’ tezi bakalım Tahkim Heyeti üzerinde ne derece etkili olabilecek. Hakan Uzan Paris’te 23 Mart’ta ifade verdikten sonra yeniden kayıplara karıştı. Cem Uzan ise Saint Tropez’de tatil yapıyor ve mahkemenin sonucunu bekliyor.

Ercan İnan - VATAN

10 Temmuz 2010 yayınlandı. Yorum Yok »

Uzan’dan bilirkişilere suç duyurusu!


İmar Bankası’nı zarara uğrattıkları gerekçesiyle İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde aralarında Cem Uzan’ın da bulunduğu 34 sanığın yargılandığı davada mahkeme, sanıkların zimmet teşkil eden fiillerinin bulunup bulunmadığını ve bazı sanıkların vergi ile kredi kartı borçlarının banka kaynaklarından ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi için bilirkişi tayin etmişti. Prof. Dr. Ahmet Gökcen, Mehmet Lütfi Toker ve Mehmet Sabahi Yulukar’ın hazırladığı raporda, Cem Uzan’ın vergi kapsamında 51 bin 706 TL, kredi kartı kapsamında ise 17 bin 537 olmak üzere toplam 69 bin 243 TL banka zararından sorumlu olduğu ifade edilmişti. Cem Uzan’ın avukatı Şaylan Çığgın, dün bilirkişi heyeti hakkında suç duyurusunda bulundu. Çığgın, dilekçesinde mahkeme ara kararı gereğince rapor düzenleyen bilirkişilerin düzenledikleri raporlarda görevlerinin gereklerine aykırı hareket ettiklerini ve gerçeğe aykırı mütaalada bulunduklarını ifade etti. Çığgın, mahkemenin bilirkişilerden ilgili tespitleri yapmalarını istediğini ancak bilirkişilerin, objektifliklerini yitirerek kendilerinden bu yönde talep bulunulmamış olmasına rağmen, ayrıca yasa gereği görüş bildirme imkanları da olmayan konularda görüş bildirdiklerini ve bilirkişilerin mahkemenin yetkisi dahilindeki bir konuda şahsi bir yorum ve değerlendirmede bulunduklarını bu nedenle yasaya aykırı davranış sergilediklerini ifade etti. Cem Uzan’ın 1994’ten sonra Türkiye İmar Bankası’nın ne yönetiminde ne denetiminde ne de başka bir biriminde görev almadığını, fiilen etkisinin bulunduğuna dair hiçbir somut delil olmadığını ancak bilirkişilerin bu konuda şahsi, objektiflikten uzak yorumlarda bulunduklarını belirten Çığgın, Uzan’ın zimmet suçunun maddi unsurunun işleyebilmesinin hukuken mümkün olmadığını kaydetti.

Elif ALTIN / VATAN İSTİHBARAT

10 Temmuz 2010 yayınlandı. Yorum Yok »

Savunma Hakkı

Avukatı Şaylan Çığgın’dan mahkeme kararına ilişkin açıklama.

İŞTE O AÇIKLAMA

HUKUKSUZLUK SKANDALI DEVAM EDİYOR!
CEM UZAN’A SAVUNMA HAKKI YİNE YOK!

Bugün Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hukuka ve kanuna açıkça aykırı bir karar verilmiştir.

Bu karar o kadar insafsız ve hukuka aykırıdır ki, Sayın Cem Uzan ne yöneticisi ne de hissedarı olduğu, hiçbir alakasının bulunmadığı bir şirketin hayal mahsulü suçlamalar nedeniyle mahkum edilmiştir.

Davada sahte olduğu ileri sürülen belge ve işlemlerle ilgili hiçbir inceleme ve araştırma yapılmamıştır.

Lehe olan Vergi Mahkemesi ve Danıştay kararları yok sayılmıştır.

Dosyada Sayın Cem Uzan ile ilgili bırakınız aleyhe hiçbir delil olmadan en üst sınırdan ceza verilmiştir.

Savunma tarafının delillerinin toplanmasına gerek dahi duyulmamıştır.

Bütün bunlar verilen kararın hukuka ve adalete aykırılığını, sırf ceza vermiş olmak amacını taşıdığını ortaya koymaktadır.

Cem Uzan hakkında yürütülen siyasi linç kampanyasının bugün de devam ettiği ne yazık ki bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Bu hukuka aykırı, hakkaniyet ve adalet ile bağdaşmayan karar temyiz edilecektir. Verilen kararın Yargıtay incelemesinde bozulacağına inancımız tamdır.

Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunulur.

Cem UZAN
Vekili
Av. Şaylan ÇIĞGIN

10 Temmuz 2010 yayınlandı. Yorum Yok »

Libananco Davasında Yaşanan Gerçekler

Libananco davasında aslında ne oluyor?

Uzanlar’ın 21.5 milyar dolarlık davasında Türk medyası nasıl yanıltıldı!

Söz konusu olan 21.5 milyar dolarlık bir ihtilaf olunca haliyle bilgi kirliliği de inanılmaz boyutlara ulaştı. 23-25 Mart tarihleri arasında Paris’te yapılan duruşmalara 6.5 yıldır firarda olan Hakan Uzan da gelince Türk kamuoyunun ilgisi müthiş oldu. Ancak bu arada aslı astarı olmayan bilgiler de ortalıkta uçuşmaya başladı.

Davayı en başından bu yana kronolojik olarak çok sıkı takip eden bir gazeteci olarak, ortalıkta dolaşan yanlış bilgileri düzeltme ihtiyacı hissettim.

Öncelikle Türkiye’yi savunan hukuk bürosu, bu davanın esasının henüz görüşülmediğini söylüyor. Bazı gazeteler de durumu böyle aktardı. Ancak bu doğru değil. Hatırlayın Türkiye esasa yönelik savunmasını zamanında vermemişti. Türkiye’yi savunan Coşar Hukuk Bürosu, bu hatasından dolayı çok eleştiri almış ve Türkiye’yi bu ağır tazminat istemli davada zor duruma düşürmekle suçlanmıştı.

International Centre for Settlement of Investment Disputes, 11 Ağustos 2008′de Türkiye’nin davanın esasına dair savunma yapma hakkından feragat etmiş sayılacağına dikkat çekti. Bunun üzerine Türkiye apar topar 28 Eylül 2008 tarihi itibarıyla davanın esası ile ilgili savunmasını Tahkim Heyeti’ne sundu. Böylece davanın esasına geçilmiş oldu.

Türkiye bu tarihten sonra zaman uzatmaya yönelik bir taktik olarak yetki itirazında bulundu. Şimdi kararı verilecek olan bu yetki itirazıdır. Mahkemenin bu davaya bakmaya yetkili olduğu kararının yaz aylarında çıkması bekleniyor.

Yetki itirazının reddedilmesi halinde izlenecek takvim de şimdiden belirlenmiş vaziyette. Yetki itirazı karara bağlandıktan sonra 60 gün içinde Libananco esas hakkındaki son sözünü söyleyecek.

Bu tarihten sonra ise mahkeme son duruşmasını yapacak. Yani bugünden itibaren en fazla 9 ay içinde davanın tamamen sonuçlanması bekleniyor. Şayet yetki itirazı daha erken bir zamanda karara bağlanırsa davanın Eylül ya da Ekim aylarında bitme ihtimali bile var.

Uzan tarafının davada sunduğu belgelerin sahte çıktığı iddiaları da yazıldı, çizildi. Ancak sunulan belgelerin Kasım ayında yapılan duruşmada orjinal olduğu tescillenmişti. Daha sonra Paris’te yeni belge de sunulmadı.

Uzan’a kaç soru soruldu?

Bir gazetede Uzanlar’a 1.000 soru sorulduğu iddia edildi. Gazeteciler olarak böyle seksi başlıklar atmaya bayılırız. Hakan Uzan’a 420, Ali Cenk Türkkan’a 490, Cem Uzan’a da 70 soru sorulduğu iddia edildi. Cem Uzan’a sorulan soruların toplamı 15′tir. Hakan Uzan’a ise kaçışı ve saklandığı yer ile ilgili ekstra sorular da geldiği için sayı 15′ten biraz fazladır.

Bakan doğru söyledi mi?

Libananco davasının Paris duruşmaları sırasında Hakan Uzan ve Cem Uzan adeta şov yaparken ve Türk medyası bu ikiliyi görüntüleyebilmek için yarışırken Enerji Bakanı Taner Yıldız’a, “Türkiye böyle bir manzaraya nasıl müsade etti? Interpol tarafından aranan bir kaçak nasıl olur da ifade verir?” şeklinde bir soru da yöneltildi. Bakan Yıldız da 24 Mart’ta gazetelere yansıyan şu cevabı verdi: “Kim ifade vermek istiyorsa bu konuda kısıtımız ve istemimiz olamaz. Kırmızı Bülten’le aranan Hakan Uzan’ın da oraya katılacağı belirtildi. Bizim kendilerini ifade etmeyle alakalı bir şerhimiz olamaz.”

Bakan böyle dedi ancak ya bilerek ya da bilmeyerek doğruyu söylemedi. Zira Enerji Bakanlığı’nı bu davada savunan Coşar Hukuk Bürosu ve ABD’li ortağı Fresfields Bruckhaus Deringer LLP tam iki kez Hakan ve Cem Uzan’ın hatta Ali Cenk Türkkan’ın da tanık olarak dinlenmesine itiraz etti. Türk tarafı son itirazını 13 Ekim 2009′da Freshfields antetli Aydın Coşar ve Lucy Reed imzalı evrakla yaptı. Ancak itiraz International Centre for Settlement of Investment Disputes tarafından reddedildi. Tanıkların dinlenmemesine yönelik itiraz mahkeme tutanaklarına da altta belgesini ortaya koyduğum şekilde yansıdı.

Peki bütün bunlar neden oluyor? En başta da dediğim gibi 21.5 milyar dolarlık inanılmaz bir davadan söz ediyoruz. Tam bir sinir harbi yaşanıyor ve taraflar psikolojik olarak birbirlerini yıpratmaya çalışıyor.

Haa son bir küçük düzeltme daha. Hakan Uzan’ı Paris’te kardeşi ile yemek yerken görüntülediğimiz haberde küçük bir ayrıntı vardı. Cuma günü Uzanlar’ın bir kutlama yemeği vereceğini belirtmiştim.

Bir başka gazete de Paris duruşmalarından sonra ‘Coşar Hukuk Bürosu o kadar hazırlıklıydı ki ve Uzanlar’ı o kadar köşeye sıkıştıran sorular sordular ki; morali bozulan Uzanlar kutlamayı iptal etti’ şeklinde bir haber yaptı.

O haberi masa başında yazan arkadaşlara Paris’te Matignon adlı gece kulübünü aramalarını tavsiye ederim. Baksınlar bakalım 26 Mart akşamı kulüpte 34 kişilik bir grup varmıymış ve kimin adına rezervasyon yapılmış?

Masa başı çalışmaya alışmışlarsa ve gece kulübünün numarasını bulmak bile zor geliyorsa beni arasınlar, vereyim numarasını

ERCAN İNAN-VATAN

5 Nisan 2010 yayınlandı. Yorum Yok »

Bu davayı Uzanlar kazanırsa Türkiye sadece çok ciddi bir parayı kaybetmeyecek aynı zamanda uluslararası bir mahkeme devletimizin hukuksuzluk yaptığını tescil edecek.”

ANKETE KATIL: ÇEAŞ DAVASINI KİM KAZANACAK?

Uzanlar kazanırsa (2)

Hakan ve Cem Uzan Paris’te Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi’nin üç bağımsız hakimine ifade verdi.
Mahkeme heyeti 21.5 milyar dolarlık bu tarihi davayı esastan görüşüp
görüşmeyeceğini karara bağlayacak.
Sürecin takvimi ise kabaca şöyle:
Mahkeme heyeti 2-3 aylık bir süre isteyecek. Bu sürenin ardından heyet Uzanların tazminat talebinin esastan görüşülüp görüşülmeyeceğine karar verecek. 3 kişilik tahkim heyetinin karar alabilmesi için 2 üyenin oyu yeterli olacak.
Yani temmuz başı bu davaya bakıp bakmayacağı belli olacak. Burası çok kritik…
Zira mahkeme davayı esastan görüşmeye başlarsa Uzanların kazanma olasılığı kuvvetlenecek demektir.
Türkiye bu süreçte yeni delillerle davanın seyrini değiştirebilir ve elbette tersi de mümkün.
Mahkeme ekim ayında ise kararını açıklayacak… Bu karara itiraz hakkı var… Kaybeden taraf üç ay içinde yeni bir belge getirip aynı heyete itiraz edebiliyor. Yani bir üst mahkeme yok. Çıkacak nihai kararın temyizi yok… Bu süre de Ocak 2011′de doluyor. O tarihten sonra karar kesinleşiyor.
Şayet Uzanlar kazanırsa Türkiye faiziyle birlikte yaklaşık 21.5 milyar dolar ödemek zorunda. Bu aşamada Uzanların şahsen bu parayı takip etmek yerine uluslararası bir konsorsiyuma tahsilat hakkını devretmesi de mümkün.
Bu paranın ödenmemesi ise imkansız…
Bu davanın nasıl sonuçlanacağını zaman içinde göreceğiz.
Fakat bu süreçte dikkatlerden kaçmaması gereken çok önemli birkaç detayı gözardı etmemeliyiz.
İnterpol tarafından dünyanın her yerinde krımızı bültenle aranan; görüldüğü yerde tutuklanması gereken Hakan Uzan’ın ‘özel izin’le Paris’e nasıl geldi? Komploları bir yana bırakırsak…
Evrensel hukukun temel normu nedir?
Bir kişi suçluluğu ispatlanana kadar masumdur.
Hakan Uzan zimmetine para geçirmek ve cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçlarından Türk adaleti tarafından aranıyor. Bu suçlamadan sonra yurtdışına kaçtı ve İnterpol 188 üye ülkede kırmızı bültenle kendisini arıyor. Önemli bir detay da şu: İnterpol tutuklama yapamıyor. Sadece üye ülkeler söz konusu suçluyu tespit eder ve yakalarsa İnterpol’e bilgi veriyor. Söz konusu kişiyi yakalayan ülke ile arayan ülke arasında anlaşma varsa suçlu iade oluyor.
Fransız polisi bu anlaşmaya rağmen Hakan Uzan’ın gelişine, gözaltı olmayacağı taahhüdü vererek izin verdi.
Neden?
Davaya bakan hakimler Hakan Uzan’ın savunma hakkını gözeterek, ifadesine başvurmak üzere bu arama kararını askıya aldılar.
O da bu çağrının güvenine uyarak Paris’e gitti. İfadesini verdi ve kaldığı süre zarfında Fransız polisinin korumasında kaldı.
Onların bilgisinde geldiği gibi ülkeden ayrıldı.

Türkiye’de özellikle Ergenekon sürecinde yaşananlara bakalım. Ne ile suçlandığını bilmeyen insanlar aylardır tutuklu… Daha önemlisi bu ‘şüpheliler’ yapılan sorumsuz/ kasıtlı yayınlarla ve kolluk kuvvetlerinin uygulamalarıyla suçlu muamelesi görüyorlar.
Hakan Uzan olayı bizim hukukun ne olduğuna dair oturup düşünmemiz gereken bir derstir.
Şayet bu davayı Uzanlar kazanırsa Türkiye sadece çok ciddi bir parayı kaybetmeyecek aynı zamanda uluslararası bir mahkeme devletimizin hukuksuzluk yaptığını tescil edecek.
O tarihte muhtemelen AKP iktidarı adına birileri çıkıp Uzanlar’ın hakimlerin satın aldığını açıklayacaktır. Halkımız da büyük oranda buna inanacaktır.
Bu süreçte zarar gören küçük yatırımcının hakkı ne olacak o da başlı başına ayrı bir sorun ama Libananco davasında asıl komedi Türkiye’yi savunan Coşar Hukuk Bürosu…
Paris’teki duruşmalara Türkiye adına giren Avukat Aydın Coşar’ın kıt İngilizce’si yüzünden sıkıntı çektiği yazıldı.
Elbette Türkiye açısından bu kadar kritik bir davaya uluslararası platformda bakacak bir avukatın İngilizce bilmemesi iktidarın tercihidir…
Ama aynı avukatın Danıştay’da görülen bir davada, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı Yasin El Kadı’nın avukatlığını üstlenmesine ne demeli?

SERDAR AKİNAN / AKŞAM

1 Nisan 2010 yayınlandı. Yorum Yok »

Genç Parti’yi kurup umulmadık bir oy alınca birileri rahatsız olmuş ve hatırlarsanız 2003 yılında gizli bir el düğmeye basmıştı.

Uzan’lar kazanırsa (1)

STAR, ÇEAŞ, KEPEZ, TELSİM, ADABANK, İMAR BANKASI,GENÇ PARTİ size ne hatırlatıyor?
Cem Uzan…
Sahi ne çabuk unuttuk değil mi? Yerinizde olsam hafızamı bu kadar tembelliğe alıştırmazdım. Cem Uzan, Genç Parti’yi kurup umulmadık bir oy alınca birileri rahatsız olmuş ve hatırlarsanız 2003 yılında gizli bir el düğmeye basmıştı.


Önce ÇEAŞ ve Kepez’e el konulmuş… Kazandıkları Petkim ihalesi iptal olmuş. Ardından ADABANK ve İmar Bankası operasyonları başlamış. TELSİM öldürücü darbesinden sonra ise Uzan ailesinin medya varlıkları da buharlaştırılmıştı.

Bugün dönüp baktığımızda hafızalarda tek bir şey kaldı: ‘Uzanlar’ı bile bitirdi bunlar…’
Hakan ve Kemal Uzan yurtdışına kaçmıştı. Cem Uzan da çok geçmeden hakkında çıkan gıyabi tutuklama kararından ötürü Fransa’ya gitti.
Fransa ise onu ‘bağrına bastı’…
Yasal gözükmekle birlikte esas itibarıyla yapılanlar hukuksuzdu.
Peki Cem Uzan ne yaptı? Uluslararası tahkime başvurdu.
Kıbrıs Rum kesiminde Libananco Holdings Co. Ltd., ÇEAŞ ve Kepez Elektrik’e ortak olduğunu ve söz konusu el koyma ile zarara uğradığını ileri sürerek Türkiye aleyhine 10 milyar dolarlık dava açtı.
Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi bu davaya esastan bakıp bakmayacağına karar vermek için İnterpol tarafından aranan Hakan Uzan’a özel bir izin çıkarttı.
Hakan Uzan dün Paris’te bu özel yetkili hakimlere saatlerce ifade verdi. Bu davanın Türkiye aleyhine seyri açısından son derece kritik bir gelişmeydi.
Bugün Cem Uzan’ı dinleyecekler.

Cem Uzan Libananco’daki hisselerini 11 bavulla ve özel bir kargoyla New York’a yollamıştı. Türkiye bu hisselerin sahte olduğunu iddia etmiş daha sonra Enerji Bakanlığı’ndan giden teknik inceleme heyeti on binlerce evrakı tam bir ay incelemiş ve tek bir sahte belge bulamamıştı.
Fakat daha önemlisi Türkiye’nin Uzanlar aleyhine hakimlere sunduğu belgeler yasadışı dinleme kayıtlarından oluşuyordu. Hukukçular bu belgeleri Türkiye adına utanç verici şekilde reddetmekle kalmayıp bu rezaletin imha edilmesine de hükmetti. Edindiğim bilgilere göre mahkemenin Ankara’ya yolladığı bir müfettiş yasadışı dinlemelerden oluşan bu belgelerin imha edilmediğini tespit eden bir rapor hazırlamış.


Cem Uzan bu davaya kazanacağına kesin gözüyle bakıyor. Bu Türkiye açısından ödenmemesi mümkün olmayan 20 milyar dolar demek…
Uçaklarımıza, gemilerimize, dünya bankalarındaki paralara tedbir konabilir.
Aldığım duyuma göre Uzanlar’ın bu davayı kazanacağını gören bir büyük alacaklı da onlarla derhal uzlaşmaya varmış.
Elbette Motorola’yı kastediyorum. Kısacası Uzanlar son derece moralli ve kararlı… Ya Türkiye? Ya AKP hükümeti?
Ertesi güne çok daha detaylı bilgiler paylaşacağım. Türkiye açısından Ergenekon’la Libananco’nun ne ilgisi var bunu göreceğiz…

SERDAR AKİNAN / AKŞAM

25 Mart 2010 yayınlandı. Yorum Yok »

Cem Uzan Kazanacak! Siyasi Linç Tescillenecek!

ANKET: ÇEAŞ KEPEZ DAVASINI KİM KAZANACAK? HEMEN OYLA!

Türkiye’yi tam tamına 21.5 milyar dolarlık tazminat riski ile karşı karşıya bırakan Libananco davasında büyük gün geldi çattı. Dünya Bankası nezdinde faaliyet gösteren ve bu davaya bakan International Centre for Settlement of Investment Disputes’tan (ICSID) 8 günlük özel seyahat belgesi alan Hakan Uzan da davada tanık olarak ifade vermek üzere haftasonu Paris’e geldi. Bugün başlayacak ve 25 Mart’a kadar sürecek davanın Paris aşamasında Tahkim Heyeti’nin 3 hakimi hem Hakan Uzan’ı hem de Cem Uzan’ı dinleyecekler ve ikilinin sunacakları delilleri inceleyecekler.
Cem Uzan Tayyip
İlk iş kardeşiyle buluştu

Interpol tarafından yakalama emri çıkarılan Hakan Uzan’ın Paris’e gelip gelemeyeceği merak konusu olmuştu. Ancak Tahkim Heyeti’nin 3 üyesi Michael Hwanga, Henri Alvarez ve Franklin Berman, Libananco’nun avukatlığını yapan Crowell&Moring LLP avukatlarının, “Davanın seyri açısından Uzan kardeşlerin tanıklığı çok önemli. Dinlenmesini istiyoruz” talebini dikkate aldı ve 6.5 yıldan fazla süredir kaçak yaşayan Hakan Uzan için çok özel bir seyahat izni çıkardı. Türkiye’nin itirazına rağmen, Interpol kararını da 8 günlüğüne donduran bu özel seyahat belgesi sayesinde Hakan Uzan haftasonu özel bir uçakla Paris’e geldi.

İtiraz etkili olmadı

Hakan Uzan için özel seyahat belgesi çıkarılması bu davada Enerj Bakanlığı’nın avukatlığını yapan Aydın Coşar Hukuk Bürosu ve ABD’li partneri Fresfields Bruckhaus Deringer LLP’yi oldukça rahatsız ve tedirgin etti. Türk tarafı Uzanlar’ın ifade vermesine itiraz etti ancak mahkeme heyeti 18 Aralık tarihinde aldığı kararın arkasında durarak ikilinin ifade verme talebini kabul etti. Davada Uzan kardeşlerin “Türkiye’de siyasi baskı gördük, bu yüzden Güney Kıbrıs’ta Libananco’yu kurduk. Zararımızın tazmin edilmesini istiyoruz. Hem Kepez Elektrik hem de Çukurova Elektrik elimizden zorla alındı” demeleri bekleniyor. ICSID’ın Uzan kardeşlerin dinlenmesi için Paris’i seçmesi de ayrıca dikkat çekiyor.

Dava kaybedilirse Türkiye’nin parayı ödememe şansı yok

Davanın Türkiye aleyhine sonuçlanması halinde bu tazminatın ödenmemesi söz konusu değil. Uluslararası anlaşmalar gereği cezanın tahsilatında gerekirse T.C. Merkez Bankası’nın diğer ülkelerdeki altın ya da döviz hesapları bile bloke edilebiliyor. Uluslararası havalanlarına inen THY uçaklarına da cezanın kesinleşmesi halinde el konma riski bulunuyor.

Fresfields avukatları davada neden yok?

Lİbananco davasının bu en kritik aşamasında Türkiye’yi savunan Fresfields’in en önemli iki avukatının Paris’e gelmemesi merak konusu oldu. Davanın esastan görüşülüp görüşülmeyeceğine karar verilecek bu duruşma öncesinde Tahkim Heyeti’ne gönderilen listede davayı en başından bu yana Fresfields Bruckhaus Deringer LLP adına temsil eden Jan Paulsson ile Lucy Reed’in isimleri yer almadı.
Bu isimler davada kilit isimler. Türkiye’nin Libananco davasındaki şu ana kadar tüm evraklarına imza atan Lucy Reed’in davaya katılmaması büyük bir sürpriz oldu. Fresfields avukatlarının Aydın Coşar Hukuk Bürosu’nun davadaki tavrından oldukça rahatsız oldukları ve iki taraf arasında sürtüşme yaşandığı öğrenildi. Davanın seyrini Türkiye aleyhine bulan Freshfields LLP’nin Paris duruşmaları sonrası davadan çekileceği de konuşuluyor.

Vatan

24 Mart 2010 yayınlandı. Yorum Yok »

ÇEAŞ Davası! Cem UZAN Kazanacak! Geri sayım: Son 12 gün!

ANKETE KATIL: ÇEAŞ DAVASINI KİM KAZANACAK? 

21.5 milyar dolarlık davada son viraja girildi

ANKA’nın edindiği bilgiye göre Çukurova Elektrik(ÇEAŞ) ve Kepez Elektrik’te (KEPEZ) hissesi olduğunu öne süren Güney Kıbrıslı Libananco şirketinin Türkiye aleyhine açtığı Libananco davasında son 12 güne girildi. Paris’te 23-25 Mart’ta görülmeye başlanacak davanın, son 7 yılın hesaplaşmasına sahne olması bekleniyor.

Cem Uzan

-HAKAN UZANIN DOKUNULMAZLIK ZIRHI KESİNLEŞTİ-

Hakan Uzan’ın Libananco davasının yapılacağı Paris’e şahit olarak geleceğinin kesinleşmesinden sonra tahkim heyetine, ne söyleyeceği, ne bilgiler vereceği ve ne tip belgeler sunacağı en büyük merak konusu oldu. Hakan Uzan’ın Paris’te bulunacağı sürede özel bir Fransız timi tarafından çok sıkı bir biçimde korunacağı ve yanına hiç kimsenin yaklaştırılmayacağı bildirildi.

Hakan Uzan ve Cem Uzan’ın bu davada şahit olarak dinlenmesi yönündeki 18 Aralık tarihli ICSID kararına Türkiye itiraz etmişti. Ancak ICSID, 23-25 Mart tarihlerinde hem Cem Uzan’ın hem de Hakan Uzan’ın şahit olarak Paris’te dinlenmesi kararını yineledi.

Bu arada, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bakanı Cemil Çiçek’in Adalet Bakanlığı döneminde Hakan Uzan için söylediği, “Ölü veya diri olarak getireceğim” sözlerinin tahkim kayıtlarına da belgeli olarak geçtiği öğrenildi.

Cem Uzan

-ÇEAŞ DANIŞTAY’DA TMSF’YE KARŞI YİNE BİR DAVA KAZANDI-

Danıştay, ÇEAŞ’ın açtığı davada, 9 Aralık 2009′da verdiği kararla TMSF’nin yolladığı ihtiyati haciz kararını iptal etti. Danıştay’ın verdiği bu karar Libananco tahkiminde çok önemli bir delil olarak kayda geçti.

-CEM UZAN AHMET ERTÜRK’Ü ŞAHSEN SORUMLU TUTUYOR-

Yakın çevresinden sızan bilgilere göre Cem Uzan’ın bu olaylardan şahsen Ahmet Ertürk’ü sorumlu tuttuğu ileri sürüldü. Edinilen bilgilere göre Cem Uzan’ın, “Ahmet Ertürk hukuken bedel ödeyecek ve hapse girecek” dediği aktarıldı.
Cem Uzan
-YUKOS KARARI, LİBANANCO TAHKİMİNDE TÜRKİYE’Yİ DE ÜZECEK-

Öte yandan, Libananco davasında Türkiye’yi üzen bir haberde Yukos davasından geldi. Rus devletinin el koyduğu petrol devi Yukos’un Kıbrıslı hissedarı Rusya devleti aleyhine 100 milyar dolarlık bir tahkim davası açmıştı. Bu davada aynı Libananco’da olduğu gibi enerji şartı anlaşması kapsamında açılmıştı. Rusya’nın Yukos davasındaki stratejisi Türkiye’nin Libananco stratejisiyle birebir aynıydı. Geçtiğimiz günlerde Yukos tahkim heyeti Rusya’nın yaptığı tüm itirazları reddetti ve bu davayı görmeye yetkili olduğuna dair karar verdi. 100 milyar dolarlık Yukos davasındaki kararının Libananco davasında emsal olarak değerlendirileceği uluslararası hukukçular tarafından kesin gözüyle bakılıyor.

ANKA


11 Mart 2010 yayınlandı. Yorum Yok »

Çeaş Kepez Davası Sona Yaklaştı!

Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıkları Mahkemesi hakem heyeti Cem Uzan’ın ifade verme talebini kabul etti ve Mart ayı içerisinde Paris’e giderek Cem Uzan’ı dinleyecek.

Merkezi Güney Kıbrıs’ta bulunan Libananco şirketinin Türkiye aleyhine Uluslararası Tahkim Mahkemesi olan ICSID nezdinde açtığı faizi hariç 10.1 milyar dolarlık uluslararası davanın kararında sona yaklaşılırken, Uluslararası Tahkim Mahkemesi, “İfade vermek istiyorum” talebiyle kendisine başvuran Cem Uzan’ın bu talebini kabul etti. Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin 3 kişilik hakem heyetinin Mart ayında Paris’e giderek Cem Uzan’ı dinleyecekleri öğrenildi.

Enerji Bakanlığı üst düzey yönetimi ICSID’in 3 kişilik hakem heyetinin söz konusu tarihlerde Paris’e giderek Cem Uzan’ı dinleyeceğine ilişkin gelişmeyi doğruladı.

Libananco davasının Türkiye aleyhine sonuçlanması halinde, Türkiye’nin ödemesi gerekecek tazminatın 6 yıllık faiziyle birlikte 21 milyar doları aşacağı hesaplanıyor.

Enerji Bakanlığı 2003 yılında EPDK’nın başvurusu üzerine Uzan Grubu’na ait ÇEAŞ ve Kepez Elektrik şirketlerine el koymuştu.

Bunun üzerine Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösterdiğini açıklayan Libananco isimli şirket ÇEAŞ ve Kepez’e ortak olduğu ve el koyma kararıyla mağdur edildiğini söyleyerek Türkiye aleyhine ICSID’de dava açmıştı. 2006 yılından bu yana devam eden davada artık karar aşamasına yaklaşıldı.

Çeaş Haberleri
Kepez Haberleri
Siyasi Linç Hakkında Haberler

25 Ocak 2010 yayınlandı. Yorum Yok »