Mustafa Kemal Atatürk Gençliğe Hitabe

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi


Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

13 Kasım 2011 yayınlandı. Yorum Yok »

Dava Oybirliğiyle Düşürüldü!

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Cem Uzan`ın “Vergi Usul Kanununa muhalefet” suçundan yargılandığı davayı sanıkların lehine beş yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürülmesine oybirliği ile karar verdi.Kararda, 2002’de “Sahte fatura düzenlemek, kullanmak ve yasal belgeleri yok etmek suçlarının birbirinden bağımsız ayrı suç oluşturduğunun gözetilmemesi” yasaya aykırı bulundu.

10 Ağustos 2011 yayınlandı. Yorum Yok »

Hayal ürünü açıklamaları nedeniyle şarkıcı Nez hakkında 100.000.-TL’lik tazminat davası

Bir takım yazılı ve internet medyasında “Uzanlar beni çiftliğe kapattı” başlığı ile şarkıcı Nez tarafından yapılan bir takım gerçeğe aykırı açıklamalara yer verilmiştir.

Şarkıcı Nez, açıklamasında müvekkilimiz Cem Uzan’ın kendisine albüm teklifi yapmak üzere bir uçakla çiftliğine götürdüğünü ve 1,5 ay süreyle burada tutulduğunu ileri sürmüştür.

Bu ifade baştan sona hayal mahsulü, gerçek dışı ve iftira niteliğindedir.

Müvekkilimiz Cem Uzan, şarkıcı Nez’e albüm teklifinde bulunmadığı, kendisini uçak ile çiftliğine getirtmediği, 1,5 ay çiftliğinde tutmadığı gibi bugüne kadar kendisi ile hiç karşılaşmamış, tanışmamıştır. Ayrıca müvekkilimizin kullandığı çiftliğe uçak ile gitmek de mümkün değildir.

Şarkıcı Nez, yeni albümünün tanıtımını yaparken medyada daha fazla yer almak amacıyla olsa gerek müvekkilimiz Cem Uzan’ın adını kullanma gayretkeşliği içine girmiştir.

Ancak müvekkilimiz hiç karşılaşmadığı, hiç tanışmadığı, hiç görüşmediği kişilerin kendi adına kullanarak medyada yer almasına izin vermeyecektir.

Bu bağlamda gerçeğe aykırı, hayal ürünü açıklamaları nedeniyle şarkıcı Nez hakkında 100.000.-TL’lik tazminat davası hafta başında açılacak, bu tip kendini bilmezliklere hiçbir zaman prim verilmeyecektir.

Kamuoyunun bilgisine sunarız.

Cem UZAN
Vekili
Av. Ferhat ÜNALAN
Cem Uzan

10 Ağustos 2011 yayınlandı. Yorum Yok »

Cem Uzan Askerlik

Son günlerde Cem Uzan`ın askerliği ile ilgili çıkan asılsız haberler dolayısıyla askerlik ile ilgili fotoğraf ve haberi arşivden çıkararak yeniden yayınlıyoruz.
Cem Uzan Askerde

Cem Uzan mahkemede böyle konuştu: “Benim avukatlarıma verilmeyen belgeler, Aydın Doğan`ın muhabirlerine verildi!“.

Yargılandığı davada Hakim karşısına çıkan GP Lideri Cem Uzan: “Ben, Türkiye`nin 5. büyük partisinin genel başkanıyım!” dedi.

Uzan, Şişli savcısını eleştirerek… Kendi avukatlarına verilmeyen belgelerin, Aydın Doğan`ın muhabirlerine verildiğini, savunma hakkına riayet edilmediğini iddia etti. Sempatiniz yoksa bile bu savunmayı okuyun deriz…

“Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak”, “Çeteyi yönetmek”, “Dolandırıcılık”, “Resmi evrakta sahtecilik” ve “Rüşvet” suçlarından 13.5 ile 42 yıl arasında hapis cezası istenen Genç Parti (GP) Genel Başkanı Cem Uzan, yargılandığı davada ifade verdi.

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi`nde görülen davanın duruşmasında Cem Uzan hazır bulundu. İfadesinde Şişli Cumhuriyet Savcısı Mecit Ceylan`ı eleştiren Uzan, “Mecit Ceylan tarafından yapılan soruşturma hukuksuzdur. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve TMSF`nin talepleri doğrultusunda hareket etmiştir. Ceza Usul Kanunu, suçun işlendiği yerde dava açılmasını gerektirir; fakat Mecit Ceylan, beni tutuklatmak için kendi yargılama sınırlarının dışına çıkmıştır. Şişli adli yargı çevresi dışında yer alan pek çok suç ile ilgili soruşturma yürütmüştür. Evrensel hukuk en kutsal hakkı; savunma hakkı olarak görmektedir. Avukatlarıma verilmeyen soruşturma belgelerini, Aydın Doğan`ın muhabirlerine vermiştir. Bu da bana karşı olan husumetini göstermiştir” dedi.

Türkiye“nin 5. büyük partisinin genel başkanı olduğunu kaydeden Uzan, “10 Aralık 2004 Cuma günü Beykoz`daki evimde arama yapıldı. Bundan 2 gün sonra evimde otururken televizyonlardan bir haber geçti: “Cem Uzan gözaltına alındı“ diye; ama ben kendi evimdeydim, bir yanlış olduğunu düşündüm. Duş almaya gittim. Banyodayken polisler kapıma geldi ve beni gözaltına aldılar. Demek ki, polis daha benim evime gelmeden basına haber verildi. Bu yapılan uygulamalarda bana açılan davaların kasıtlı olduğunu göstermektedir. Adil yargılama yapılmamıştır. Avukatlarım mahkemelerden belge istediklerinde onlara gerekli belgeler verilmemiştir. Bu nasıl yargılama? Bu çok girmek istediğimiz Avrupa Birliği`nin (AB) tüm kurallarına aykırıdır” diye konuştu.

“TELEFONLARIM DİNLENEMEZ”

Cem Uzan`ın ifadesine şöyle devam etti:

“Bunların yanı sıra telefon konuşmalarım usulüne uygun dinlenmemiştir. Bir kimsenin telefonlarını dinlenmesi, özel nitelikteki zimmet suçuna göre yapılabilir; fakat şu an ifade vermiş olduğum davada zimmet suçundan yargılanmadığıma göre telefonlarım da dinlenemez. Bütün bu dinleme kayıtlarının yasal dayanağı da yoktur. İddianame o kadar insafsızca hazırlanmış ki, Beykoz“daki çocuklarımla beraber yaşadığım evim, bir hücre evi olarak anlatılmaktadır. Karımın, çocuklarımın yaşadığı bir yer nasıl böyle gösterilebilir, orayı ben nasıl hücre evi olarak kullanabilirim? Önümüzdeki cuma günü çocuklarımı mahkemeye götüreceğim. Türkiye`de bebekler yargılanmaktadır. Buna adil yargılama diyebilir miyiz? Şişli`de bir savcı Pamukova`ya karışıyor. Flash TV“nin Ankara Stüdyosu“nda canlı yayına çıktım. Savcı Ankara“ya da karıştı. Savcı benimle uğraşmaktan başka bir şey düşünmüyor.”

Uzan Grubu`na dair şirketlerin devirlerine ilişkin 14 tanığın dinlendiği duruşmada, Duruşma, tanıkların dinlenmesi için ertelendi.

Adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan GP Genel Başkanı Cem Uzan, “Türkiye Cumhuriyeti“nde ilk kez 2 tane çocuk yargılanacak. Bunlar benim çocuklarım. Cuma günü Bölge İdare Mahkemesi`nde yapılacak duruşmaya hepinizi bekliyorum” dedi. Gazetecilerin, askerlikle ilgili sorularına tepki gösteren Uzan, “Ben 1986 yılında 2 ay bedelli askerlik yaptım. Senin haberin yok galiba” ifadelerini kullandı.

Cem Uzan, daha sonra aracına binerek adliyeden ayrıldı.

Arşiv: OCAK 2007

19 Temmuz 2011 yayınlandı. Yorum Yok »

Geçmiş Olsun Denktaş


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’a, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

3 Haziran 2011 yayınlandı. Yorum Yok »

Yargıtay, 3.5 yıl hapis cezasına çarptırılan Cem Uzan’la ilgili kararı “esastan” bozdu.

Yargıtay, 3.5 yıl hapis cezasına çarptırılan firari işadamı Cem Uzan’la ilgili kararı “esastan” bozdu.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Mali Şube ekipleri, 19 Şubat 2004′te, firari işadamı Cem Uzan’ın Beykoz’daki villasına baskın düzenledi. Polis, baskında, villanın havuzunun alt bölümüne saklanmış toplam 3 milyon 600 bin adet cep telefonu kontörü buldu. Kontörler ile birlikte, villada bulunan değerli tablolar, yaklaşık 4 bin şişe şarap ve şampanya ile BDDK’nın el koyduğu İmar Bankası hesaplarının tutulduğu yedekleme dosyalarına da el konuldu. Savcılık soruşturması sonunda Uzan hakkında, 2005 Ocak’ta, “dolandırıcılık” iddiasıyla 5 yıla kadar hapis istemiyle kamu davası açıldı. Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde Haziran 2009′da Uzan’a dolandırıcılık suçundan 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası verildi. Kararı ertelemeyen mahkeme, cezayı paraya çevirme yoluna da gitmedi.

Karar kaçırttı

Davayı zamanaşımına uğratma taktikleri tutmayan ve hapis yatma ihtimalini de göze alamayan Uzan, 2009 Eylül’de ülkeden kaçtı. Bu süreçte avukatları kararı temyiz için Yargıtay’a taşıdı. Yaklaşık 2 yıldır Fransa’da yaşayan ve bu ülkeye iltica talebinde bulunan Uzan’a, Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nden müjdeli haber geldi. 11. Ceza Dairesi, Uzan’la ilgili kararı, “eksik inceleme” yapıldığı gerekçesiyle “esastan” bozdu.

Dava dosyası, Yargıtay’ın bozma kararının ardından geçtiğimiz günlerde, Küçükçekmece 7′nci Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Söz konusu davada, bozma ilamı doğrultusunda, şüpheli Cem Uzan’ın evinde bulunan kontörlerin şirket kayıtlarında olup olmadığı, bunların kayıtlardan silinip silinmediği sorulacak. Şirketin bu nedenle zarar uğrayıp uğramadığı, mahkemece atanacak bilirkişiler tarafından ayrıntılı bir biçimde incelenecek. Şirket yönetcilerine, olayların gelişiminden haberdar olup olmadıkları sorulacak. Karar, tüm bu deliller toplandıktan sonra verilecek..

Türkiye’ye döner mi?

Uzan’ın avukatlarından Celal Ülgen, “Yerel mahkeme kararının müvekkiliniz lehine çıkması durumunda Cem Uzan’ın, hukuki yönden ülkeye dönüşünün yolu açılır mı?” sorumuza, “Bunu söylememiz için henüz erken. Sürece bir bakalım, ondan sonra değerlendiririz” yanıtını verdi.

MedyaFaresi

3 Haziran 2011 yayınlandı. Yorum Yok »

Libananco davasında en kritik 180 gün

Cem Uzan’ın zam yapıp tazminat talebini 100 milyar dolar gibi uçuk bir rakama çıkardığı Libananco davasında son sözler 1 Temmuz itibarıyla söylendi ve gergin bekleyiş başladı. Artık karar 3 kişiden oluşan tahkim heyetinin iki dudağının arasında.

Libananco adlı Kıbrıs Rum merkezli şirketin Çukurova ve Kepez Elektrik’e ortaklığının tazminat talebi doğuracak bir zarara yol açıp açmadığı büyük bir ihtimalle önümüzdeki 2 ay içinde karara bağlanacak. Sonrasında ise yine tahkim heyeti tazminat talebini belirleyecek. Bazı basın organlarında hâlâ, Paris’te Hakan Uzan’ın ortaya çıkmasına da neden olan sürecin davanın esastan görüşülüp görüşülmeyeceği ile alakalı olduğu yazılıp çiziliyor. Ya doğru bilgi alamıyorlar ya da bu davanın bitmemesi ve sonsuza kadar uzaması için hükümet kanadı ile birlikte dua ediyorlar.

Türkiye’yi savunan avukatların zaten şu ana kadar temel savunma kurgusu dava sürecini uzatabildikleri kadar uzatma üzerine kuruldu. Ancak deniz bitti.

Hakan Uzan’ı Paris’e getirten, serbestçe dolaşmasına imkan yaratabilen tahkim heyeti en geç 6 ay içinde bu dava dosyasını kapatmış olacak. Edindiğim izlenime göre kararın çıkması 180 günü de bulmayacak ve sonbaharın ilk haftalarında bu iş bitecek. Gelin son duruma bir göz atalım. Enerji Bakanlığı’nın Forensic uzmanlarına yaptırdığı raporlar fos çıktı. Türk tarafı, Libananco’nun ardında olduğunu iddia ettiği Uzanlar’la ilgili 250 iddianın tamamını geri çekti. Bu büyük bir mağlubiyet gibi algılanıyor ve ister istemez Enerji Bakanlığı’nı tedirgin ediyor. Türk tarafının avukatlarından Jan Paulson son olarak mahkeme heyetine, ‘Türkiye tarafının sunduğu Forensic raporlarının kayda alınmamasını talep ediyoruz’ dedi.

Bu arada Türk tarafının sunduğu bilirkişi raporlarının Türkiye’yi savunan Coşar Hukuk Bürosu’nun avukatları tarafından kaleme alındığı anlaşıldı. Ismarlama raporlar bakalım Tahkim Heyeti’nin bakış açısını ne derece etkileyecek? Daha önce yazmıştım Türk tarafı çok büyük bir yanlış yaparak Libananco’yu savunan ABD’li avukatlık bürosunun tüm elemanlarının telefonlarını ve e-mail yazışmalarını takibe aldırmıştı. Bilirkişi raporları ikinci bir skandal nedeni sayılabilir.

Libananco avukatları uluslararası arenada çok büyük bir fiyaskoya yol açabilecek bu durumu 1 Temmuz’da verdikleri son savunmada müthiş bir şekilde kullandı. Avukatlarının dinlenmesi ve izlettirilmesi ile ilgili Türkiye tarafında ilgili kurumlar arasında yapılan yazışmaların tümü bir dosya halinde belgeleri ile Tahkim Heyeti’ne sunuldu. Daha önce dediğim gibi Türkiye’de böyle hukuk skandalları sıradan hale geldi ancak uluslararası arenada hukuğun ayaklar altına alınmasına imkan verilmiyor.

Ve gelelim 100 milyar dolarlık tazminat talebine… Libananco, 100 milyar dolarlık tazminat rakamının tespiti için Türk tarafından yüzlerce evrak ve bilgi istedi. Türkiye’de elektrik borçlarına uygulanan aylık temerrüt faizinden, Çukurova ve Kepez Elektrik’in 2003’ten bu yana yarattığı ekonomik değere kadar pek çok sorunun cevabı isteniyor. Bu talep Tahkim Heyeti tarafından Türk tarafına iletildi ve haliyle yine bir şok yarattı.

Benim edindiğim izlenim Türkiye’yi Tahkim Heyeti nezdinde en çok zora sokan durum, Libananco’yu savunan avukatların tüm yazışmalarının Coşar Hukuk Bürosu’nun talebi ile Türkiye tarafından takibe alınması gibi görünüyor. Türkiye bu hukuk skandalının faturasını ödemek zorunda bırakılabilir. Türk tarafının savunmasının omurgasını oluşturan ‘Libananco ÇEAŞ ve Kepez’e el konulduğunda ortak değildi. Bu şirket hile yoluyla hisseleri sonradan üzerine geçirilmiş, Uzanlar’a ait bir şirkettir’ tezi bakalım Tahkim Heyeti üzerinde ne derece etkili olabilecek. Hakan Uzan Paris’te 23 Mart’ta ifade verdikten sonra yeniden kayıplara karıştı. Cem Uzan ise Saint Tropez’de tatil yapıyor ve mahkemenin sonucunu bekliyor.

Ercan İnan - Gazete Vatan 04.07.2010

3 Haziran 2011 yayınlandı. Yorum Yok »

Uzan, 1.5 yıl sonra çocuklarıyla buluştu

Fransa’ya 2009 yılında kaçıp iltica talebinde bulunan Cem Uzan, 1.5 yıl aradan sonra çocuklarına kavuştu.

Geçtiğimiz ay anlaşmalı olarak 13 yıllık eşi Alara Koçibey’den boşanan Cem Uzan, davanın hemen ardından çocuklarını görmek istedi. 13 yaşındaki Renç Emre ile 8 yaşındaki Jasmin Paris, Paskalya tatilini de fırsat bilerek Fransa’ya gitti. Burada, Cem Uzan çocukları ile 15 gün geçirdi. Bir buçuk yıl aradan sonra çocuklarına kavuşan Uzan’ın bol bol hasret giderdiği öğrenildi. Uzan’ın yakın çevresi, Cem Uzan’ın çocuklarına kavuşması ile birlikte moralinin düzeldiğini belirterek, “Davaları kaybetti ama çocuklarını kazandı” değerlendirmesinde bulundular.

Haberdar.com

3 Haziran 2011 yayınlandı. Yorum Yok »

KASvET

Başbakanımız her mitinginde “et tekrar-u ahsen velev kane yüzseksen” diyor… Bi şeyi kırk kere söylersen olur’un Arapça meali, yüzseksen kere tekrarla jetonları anca düşer yani.

Büyük sözü dinleyelim.
Taa geçen sene yazdığımızı…
Tekrar yazalım.
*
Ecevit hastaydı, yürüyemiyor, bırakmıyordu, İsmail Cem ile Hüsamettin Özkan gidişatı değiştirmek için ayrıldı, yeni parti kurdu, sol için umut oldu… O da ne? ABD’den gelen arkadaş “ben de varım” dedi, işin içine girdi, n’oluyo demeye kalmadan, “ben artık yokum” dedi, çarşı karıştı tabii, satan satana, lider adayı İsmail Cem aniden bertaraf oldu.

Mehmet Ağar ile Erkan Mumcu, ortak oldu, barajı geçmelerine kesin gözüyle bakılıyordu, tarih başka akacaktı, bi katakulli, darmadağın, ikisi de tasfiye oldu.

Cem Uzan, parti kurdu, bismillah, üç ayda langırt diye yüzde yedi’yi geçti, faktör oldu… Ve, hızar çalıştı, onu da biçti.

Tuncay Özkan, partisi marjinaldi
ama, milyonları sokağa dökmeyi başarıyordu, doooğru Silivri’ye… Doğu Perinçek, milyonları sokağa dökemiyordu ama, ne diyecek diye milyonlar onun ağzına bakıyordu, takır takır anlatıyordu çünkü… Paket, Tuncay’ın yanına.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopteri düştü. Herkes dinleniyor, herkesin o anda nerede olduğu biliniyor, kokpitteki gazetecinin imdat çığlıkları canlı yayında, köylüler düşse düşse şuraya düşmüştür diyor, nafile, öldüğünden emin olunana kadar kıç kadar arazide bulunamadı.

Deniz Baykal’a komplo; cezaevine gönderilemediği için evine gönderildi.

Açın haritayı… Tanganika’dan Yeni Zelanda’ya, Güney Afrika’dan Norveç’e kadar, son 8-9 senesindeki siyaset sahnesinde, bu kadar “tesadüf”ü olan
bi başka ülke gösterebilir mi kimse?

Sağcı-solcu olmaya gerek yok.
Bakarkör olmak yeterlidir.
Sıradaki hedef…
Devlet Bahçeli’dir.
*
Tekrar yazayım mı?
Yoksa, zihinlerde ampul yanması için, yurtdışından çakma isimle internet sitesi ayarlayıp, bi de ordan mı yazayım?

Yılmaz ÖZDİL
Hürriyet (20 Mayıs 2011)

3 Haziran 2011 yayınlandı. Yorum Yok »

“Fransa’ya bir işadamının iltica etmek durumunda kalmış olması üzüntü verici”

Cem Uzan’ın Fransa’ya iltica etmesiyle ilgili soruyu da yanıtlayan Baykal, Fransa’ya bir işadamının iltica etmek durumunda kalmış olmasının üzüntü verici bir durum olduğunu dile getirdi. “Bu konunun daha tam aydınlığa kavuşmadığını da görüyorum” diyen Baykal, şöyle konuştu:

Cem Uzan Resim
“Türkiye insan haklarının güvence altında olduğu, hukuk devleti kurallarının sağlam şekilde işletildiği, devletin hiç kimseyle bir kişisel hesaplaşma noktasına gelmediği, gelemediği, herkesin özgür ve güvenli şekilde yaşabildiği bir ülke olmalıdır. Bu konuda sorunların, sıkıntıların ortaya çıkması, yabancı ülkelerin Türkiye’de yaşanan olaylar karşısında böylesine kararlara yönelmesi, işbirlikleri yapmaları çok düşündürücüdür. Hukuk bir tehdit unsuru değildir. Mahkeme iktidarın sopası değildir. İnsanlar geleceklerinden emin olabilmelidir ve Türkiye’deki herkes kanunların gerektirdiği sonuçları bir vatandaş olarak yaşamayı içine sindirmelidir. Bu memleketin kanunları hem doğru uygulanmalı, hem de herkes kanunların uygulanmasına saygı göstermelidir. Ne kanunlar belli insanlar için özel savaş açmanın bir aracı haline gelmemelidir. Kimse sindirilmeye çalışılmamalıdır, kimse yıldırılmaya çalışılmamalıdır. Ve kimsede kanundan kaçmamalıdır. Bizim anlayışımız bu.”

ANKA

Cem Uzan Resim

14 Ekim 2009 yayınlandı. Yorum Yok »