Bol buzlu, az viskili kadehler!!
Bu günlerde yazılı ve görsel medya ne yapıyor? Ne yapıyor dersiniz, ülke gerçeklerini
halktan gizleme savaşı veriyor. Amaç halk bilmesin körü körüne yine daha önce olduğu gibi sandığa gitsin. Görmüyormusunuz ülke güllük gülüstanlık, herkes mutlu ve mesut , ülke refah seviyesini aşmış ,sanki bizi AB can havliyle içine almak istiyor, IMF yalvarıyor örnek ülkesiniz size ödül olarak faizsiz kredi verelim diyor. Vatandaşta vay be, ben hangi ülkede yaşıyomuşum, ülkem almış başını gidiyor, memleketin nimetlerinden birtek ben yararlanamıyorum. Ozaman istikrar açısından bu hükümete oy atayım diyor.
Medya patronları halkı kandırmanın hazzı içinde, bıyık altından kıs kıs gülerken, bir yandan da bol buzlu az viskili kadehlerinden, yüzme havuzlu villalarından , boğaza bakarken kafalarında ucuza kapatacakları ihalelerin hesabını yapıyorlar. Köşe yazarları da onlara dem vururcasına gündem değiştirtip halkın ilgisini başka yönlere kaydırıp patronlarının tereyağ sürülmüş ekmeğine kaymak katkısıda yapıyorlar.
Şimdi yazılı ve görsel medyayı 2 ayrı yönden ele alsak, iki ayrı strateji içinde olduklarını görürüz. Medya işine geldiği liderin söylemlerini gündem oluştururcasına ana başlığa taşıyıp göklere çıkarıyor bir bakıyorsunuz kanallar ve gazeteler üç ,dört partinin tekelinde.
Ben size GENÇ PARTİ Genel Başkanı CEM UZAN’dan bahsetmek istiyorum. 2003 yılında başlayan siyasi linçten, tarihte eşine rastlanmaz şekilde bir yıpratma ve yıldırma kampanyasına uğradı. Cem Uzan bu ülkeye ne yaptı. İlk özel televizyonu kurdu, ilk mobil telefon şirketini kurdu, milli sermayeyle devlet kredisi ve yabancı kredi almadan Dünyanın 16. büyük Avrupa ve Türkiye’nin en büyük barajı olan BERKE’yi yaptı. Bunları yaptığı için ödül verilmesi gereken istihdam yarattığı içinse binlerce hayır duası alması gereken Uzan adeta cezalandırılıyordu. Suçu ise siyasete girmekti. Sadece siyasete girdi diye ,2002 seçimlerinde % 7.2 oy aldı ,seçimlerden hemen sonra kamuoyu yoklamalarında oyu ’lere çıktı diye birileri o kırmızı düğmeye basıp siyasi linçi başlattılar. Cem Uzan’ın kendisi, eşi ,çocukları daha da ötesi anne karnındaki bebeği mahkeme kapılarına çıktı.
Medya naptı bu linci görmezden gelip sadece Cem Uzan’ı kötüleyen haberleri manşete taşıdı. Bu siyasi olayın içinde Cem Uzan’ın kazandığı mahkemeler için medyada çıt yok. Olmayan borçları var gibi gösteren medya son günlerde gitgide ağırlaşan tarzda büyük haberlerle karalama kampanyasına başladılar. Her şey Türkiye-Yunanistan maçıyla başladı. Kendisine yazılı ve görsel medyada yer verilmeyen açıkca ambargo uygulanan Cem Uzan halka ulaşabilmek amacıyla reklam kampanyasına başladı. Gerçeği anlatmak için.
Anlaşmasını yaptığı , parasını ödediği reklam spotuna bile anlaşmadan vazgeçerek bakan baskısıyla ambargo koydular.
Ama artık çare kalmadı. Vatandaşta gerçeğin ne olduğunu anlamaya başladı . Sağduyu galip gelecek. İstemeye istemeye yazacaklar doğruları. Aklıma gelmişti hatırlarmısınız genel seçimden önce bir medya grubu CHP ‘yi desteklemiş. AKP ‘yi karalayıp yerden yere vurmuştu ama seçimin galibi AKP olunca da birdenbire keskin bir dönüş yapıp aynı medya gurubu AKP’li oluvermişti .Ondan sonra mı gelsin çok buzlu az viskili kadehler seyreyleyin yüzme havuzu ufkundan boğaz manzarasını…
Melih Alpan
http://www.sonsayfa.com/author_article_detail.php?id=2439